
Mübarak Ramazan Ay'ındayız.. İslami duyarlılığımızın en yüksek olduğu hayır ve güzelliklerle dolu bir zaman dilimi.. Hepimiz birbirimiz için dua edelim de bu zaman diliminden iyi istifade edelim İNŞALLAH..
Müslümanlların, gürül gürül camileri teravih için doldurmaları; daha neşeli, sıcakkanlı olmaları; ibadetler noktasında daha özenli davranmaları; merasimli ibadetlerle yetinmeyip, evinde-özelinde Rabbi'ne yakarış ve yaklaşma çabası; kısaca "huşu ve ihlas" ta mesafe alma gayreti.. Bu atmosfer Ramazan Ay'ının bize bahşedilmiş manevi zenginliğidir şüphesiz.. Keşke her ay'ı Ramazan; her geceyi KADİR, her görüğün HIZIR bilebilsek..
Ne var ki, madalyonun diğer bir yüzü daha var. O da müslümanlığımızın sorgulanması gereken yönü..
Buna müslümanların "eğitimsizliği" de denilebilir. Daha dün Erzurum'da bir camide çocuk yüzünden kavga çıkmadı mı? Bu işe camideki büyükler de karışıp, "benim baban senin babanı döver" hikayesine benzer biçimde taşlı sopalı kavga etmediler mi? Bu ne rezalettir Allah Aşkına..! Dahası var 18 de yaralı.. Yazık ki ne yazık...!
Müslüman kardeşim abdest alıp camiye giriyor.. Aman efendim ne giriş.. Cennetin anahtarı adeta cebinde o kadar mütekebbir.. Dahası, ayaklarından, ellerinden, dirseklerinden zaraıl zarıl sular akıyor.. Abdest suyu mikrop tutmaz diye düşünüyordur belki de... Caminin büyük özenle döşenmiş halıları üstüne sularını akıtarak, kiri suyla yıvaştırmış ayaklarla basa basa yürüyor müslüman kardaşım.. Havlu-mendil gibi aparatlar kullanmıyor. Çünkü cami halıları o görevi yapıyor.. Hocamız da va'zu nasihatta: "Temizlik imandandır!"
Cemaat saf tutmadan önce veya sonra adam öyle bir balgamlı öksürüyor veya hapşırıyor ki, belki çevresindeki 5 m2 lik bir alana salya vs. yayılıyor. Onun için önemli olmasa gerek.. Halılar nasıl olsa absorbe ediyor mikropları değil mi!? Üstelik ince bir bakış atan olsa da ses çıkaran, yani "kardeşim git elini yüzünü ağzını bir daha yıka gel ve bir daha açığa hapşırma " deyen de yok.. eh.. Kardaşıma herşey serbest.. İbadet ediyor ya..! İbadete geldi ya..!

Hocalarımızın ve müezzinlerimizin bazıları mikrofonu alınca maşallahları var.. Bangır bangır kafa patlattıkları bir yana, uzattıkça uzatıyorlar.. Türlü makamlar yapmaya çalışırken onlarca kez detone oluyorlar. Bu da cemaatin huşu'unu bozuyor.. Çünkü görevli kamet etmek, Kur'an okumak yerine " kendisini gösterme " çabasında.. Huşu adap erkan, "Alemlerin rabbi'ne şükür.." bilinci yok.. Tamamen yüzeysel.. Tabi burada, son derece içten, doğal, kendini hesaba katmadan; ihlasla, takva ile vaaz eden, namaz kıldıran, kamet eden hoca ve müezzinlerimizi tenzih ederiz..
Cemaatten olan, 99'luğu hep elinde gezdiren; sakal filan da koyuveren müslüman kardeşlerimizden İSTİFÇİLERE de çokça rastlamak mümkün.. İstif, rant, dünya hırsı ile ilgili bir konu oldu mu, tası tarağı, tesbihi, seccadeyi bir yana koyup koşan müslümanlar.! Hemen bitişiğindeki komşu, en yakın akrabası, arkadaşı, kardeşi.... Çok zor durumdadır. Lakin bu müslüman kardeşi pek ilgilendirmez.. O herkesi kendisi gibi zengin zannetmektedir belki.. Belki SA'LEBE misali mal biriktirme şehveti, içindeki merhamet kırıntılarını yok etmiştir böylelerinin.. Bu, "dünyada ebedi kalma iddiasıdır bir bakıma" ve şirktir.. Hatta küfürdür.. Çünkü öleceğiz ve hesap vereceğiz diyor,gururla ibadethanesine gittiğin, 99 lukla Allah dediğin dinimiz.. Bu yaman çelişki insanı ürpertiyor dostlar... Müslümanlığı kimseye bırakmayıp, en yakınına "yeşil istifleri bozmamak" için yardım ve merhamet etmeyen kişi için ne denir..? Bunlar insana-müslümana acı ve ızdırap veriyor..
Müslüman, bulunduğu otramda en temiz; hijyene uyan, şık giyimli insandır.
Müslüman, ibadetlerinde huşu ve ihlas'a yönelir.. Bu hal üzere olamasa da çaba sarfeder.
Konu komşuyu takip eder, yoksul, muhtaç, sıkıntıda olan, sıkıntılı olup da onurundan dolayı derdini açamayanları takip eder, anlamaya çalışır. Onur kırıcı olmadan, yardım elini uzatır.. Çoğu zaman adını ve sanını bile bildirmez.. Yani geçek bir yardımseverdir müslüman.
Müslüma, abdest ihtiyacını düşünerek ayaklarını kurulayacak, elini yüzünü silecek mendil ve havluyu yanında taşır, tertemiz kurulanır, temiz çoraplarını giyer, cami'nin ve kendi çevresinin hijyenine önem verir.. İşte o zaman Hadis-i Şerifte belirtilen abdest güzelliğine ulaşır..
Müslüman Resulullah(s.a.v.)'in ahlakını okur öğrenir; Kur'an okur öğrenir, anlar uygulama çabasına girer..
Hocalarımız, Allah'ın evi gibi gördüğümüz Cami'nin sorumlusu olarak her konuda sadece konuşmaz, okumaz aynı zamanda örnek olur.. Cemaati lisanı haliyle, takvasıyla eğitir.. Cemaat, belağattan çok samimiyet ve ihlas, doğallık bekliyor hocalarımızdan.. Hocalar ve müezzinler, tevazuda, ilimde, hilimde, ihlasta daima örnek olmalılar.. Onlar hem örnek olmalı, hem de camileri bir eğitim aydınlanma ve istişare merkezi haline getirmelidirler..
Hülasa müslüman takva ehli olmalı, İslam'ı taklitten öte "özümlemeli" merhamet ve sekavet sahibi olmalı.. daima huzurda ve huzurla olmalı...
Bu hedefe varmada gösterdiğimiz yanlış davranışlara dikkat çekmek istedik.. Bu satırların yazarının da yüzlerce kusuru olabilir.. Ancak önemli olan bunun farkına varmak ve doğruyu aramaktır. Derinlikli müslüman olabilme çabasıdır.. Bu minval üzere burada samimi bir ÖZELEŞTİRİ yaptık.. Bunu da bir görev bildik.. Sürçü lisan ettiysek affola.. Rabbim'in avf ve mağfireti sınırsızdır..O'na sığınırız..
Alla'ın Selamı, Rahmeti, Bereketi üzerinize olsun..ç Kalın sağlıcakla...
